Akraba Evliliklerinde Sakat Çocuk Doğumu
Öncelikle belirtmek gerekir ki, akraba evliliği mutlaka sakat veya hastalıklı bebek doğacak anlamına gelmez, sadece genel nüfusta zaten var olan riski akrabalığın derecesi ile orantılı olarak arttırır. Bu husus herkes tarafından bilinmesine rağmen hala yakın akrabalar arasında evlilikler yapılmasının nedenleri, ailenin mal varlığının dağılmaması, sosyal ve ekonomik seviyelerin dolayısıyla beklentilerin de aynı olması, aile bireyleri arasındaki bağ ve dayanışmayı korumak ve kapalı toplumlarda dışarıdan bir karşı cinsle iletişim sağlayamamak olarak görülebilir.
Bir insanın hayatı boyunca yakalanabileceği binlerce hastalık ve bu hastalıkların da binlerce sebebi vardır. Bu nedenlerin bir kısmı mikrop, virüs gibi dış sebeplerden, bir kısmı organlarda oluşan hasarlardan, birçoğu da bilinmeyen sebeplerden meydana gelir. Araştırmacılar bu bilinmeyen sebeplerin içinde en çok kalıtımsal olanların üzerinde duruyorlar. Yani bir insanın dedesinin dedesinde olup da ara nesillerde hiç görülmediği halde durduk yerde ortaya çıkan, bir bakıma o insanın alın yazısında olan hastalıklar.
Her insanda 5-7 adet bozuk gen bulunur. Ancak birey bu saklı genleri tek taraflı taşıdığı için bir hastalık belirtisi göstermez, ömrünü tümüyle normal sürdürebilir. Kişinin kendisinde, anne ve babasında, akrabalarında bir sağlık sorunu olmaması ‘ailede hastalık olmadığı için akraba evliliği yapılabilir’ şeklinde bir yanılgıya neden olur. Halbuki hastalıklı geni saklı olarak taşıyor olabilirler. Genetik olarak birbirlerine benzeyen iki akrabanın evlenmesi sonucu, iki taraftaki saklı, hastalıklı genlerin karşılaşıp bir araya gelme olasılığı yükselir.
Ciddi bir toplum sorunu olarak karşılaşılan bu kalıtımsal hastalıklar, kimilerinde sadece bir fiziksel kusur, kimilerinde ise psikolojik etkilenme yaratmakta bazen her ikisi birden de görülebilmektedir. En yaygın kalıtımsal hastalıklar, zeka geriliği, Akdeniz anemisi, Alzheimer, Parkinson, kişilik bozukluğu, şizofreni, albinizm (beyaz saç ve kirpik) ve genetik sağırlıktır.
Kalıtımın taşıyıcısı genlerdir. Kişide her genin biri anneden, biri de babadan gelmiş iki kopyası bulunur. Bir gene ait özelliğin diğerine baskın olması halinde, o gene hakim, baskın olmayana da saklı gen denilir. Anne ve babanın birinden hakim, birinden saklı gen alan çocukta hakim gen ortaya çıkar ama saklı genin de taşıyıcısı olur.
İki aynı tür saklı gen karşılaştığında sonuç bu saklı genin ortaya çıkmasıdır. Yani anne veya babanın birinden gelen hastalıklı gen bir saklı gen ise ve ilerde çocuklardan veya torunlardan biri yine aynı tür saklı gene sahip biri ile evlenirlerse, o gendeki hastalık mutlaka ortaya çıkar. İşte yakın akraba evlilikleri bu hastalıklı saklı genlerin karşılaşma olasılığını arttırır.
Erkek ve kız kardeşlerde genlerin yarısı birbirinin aynıdır. Kardeş çocuklarında ise ortak gen sayısı sekizde bire düşer. Toplum bilimciler bir kişinin dayı ve hala çocuklarını ‘çapraz kuzen’, amca ve teyze çocuklarını ‘koşut kuzen’ olarak nitelendiriyorlar. Birçok toplumda koşut kuzenler, özellikle amca oğulları ile teyze kızları kan bakımından daha yakınlarmış gibi algılanırsalar da, akraba evliliği ve genetik bakımdan bütün kuzenlerin durumu eşittir. Sadece iki kardeşin, iki kardeşle evlenmesinden doğan çocuklar, yani yakın kuzenler genetik bakımdan birbirlerine daha yakındırlar, ortak gen sayıları dörtte birdir.
Akrabalık nedeniyle aynı olan genlerin dağılım oranı (akrabalık katsayısı) şöyledir:
Ebeveyn-çocuk = 1/2
Kardeşler = 1/2
Üvey kardeşler = 1/4
Yakın kuzenler = 1/4
Kuzenler = 1/8
Kardeş torunları = 1/32
Akraba olmayan her 50 kişide, bir kişinin albino hastalığı taşıdığı var sayılırsa, bu kişi rasgele biri ile evlendiğinde, hastalık taşıyan ikisinin birbirlerine denk gelme olasılığı:
(1/50) * (1/50) = 1/2500 yani 2500′de birdir.
Aynı kişi birinci dereceden kuzeni ile evlenirse, akrabalık katsayısı 1/8 olduğundan, hastalıklı genle karşılaşma olasılığı:
(1/50) * (1/8) = 1/400 yani 400′de birdir.
Görüldüğü gibi kuzenlerden biri ile evlenmede hastalık riski hemen hemen altı kat artmaktadır. Kardeş torunlarında bu ihtimal daha düşüktür.
(1/50)* (1/32)= 1/1600
Ancak yine de akraba dışı biri ile evlenmeye nazaran hala iki misline yakındır. Birçok ülkede yakın akraba evlilikleri yasak değildir. Sadece ABD’nin 26 eyaletinde birinci derece kuzenlerin evliliklerine bazı kısıtlamalar getirilmiştir. Halen dünya üzerindeki akraba evliliği oranının yüzde 20 civarında olduğu sanılıyor. Bu oranın asırlar önce yüzde 80 civarında olduğu tahmin ediliyor. Aslında Hz. Adem ile Havva’nın soyundan gelen insanlar çok uzaktan da olsalar birbirleri ile akrabadırlar. O zaman akla onların zamanında akraba evliliğinin getirdiği tehlikeler yok muydu sorusu geliyor.
Din bilginleri Hz. Adem ile Havva’nın Allah tarafından yaratıldıklarında her bakımdan mükemmel olduklarını ve hastalıklı genlere sahip olmalarının mümkün olmadığını söylüyorlar. Onlara göre genetik bozulma daha sonraları, zamanla olmuş ve yaklaşık 2500 yıl sonra Hz. Musa zamanında toplumsal bozulma iyice artınca kardeşler arasında evlenme yasaklanmıştır.
İnsan genetiğinde akrabalık, saklı genlere bağlı hastalıkların olasılığını arttırırken, hayvan ve bitki genetiğinde saf ve üstün ırk elde etmek için her zaman kullanılır. Hayvanlarda aynı soydan gelenlerle çiftleşme yararlı genleri daha çok miras bırakmakta, genetik yarar sağlamakta, olumsuz koşullarda hayatta kalma yeteneklerini arttırmakta ve bu yeteneklerin nesilden nesile aktarılmasını sağlamaktadır. Böceklerin zamanla böcek öldürücülere karşı direnç kazanmaları da soy içi çiftleşmeyle açıklanıyor.










yok valla akraba evliligin bazılarında çocuklar sakat dogmuyo o sansa baglı bişiy ……….. Ama allah kimseye sakat çocuk vermesin aminnnnnnnnnnnnn
kardeş torunları da evlenmemelimi yani?
ama biz birbirimizi seviyoruzz..:(